Masume'nin Adı ve Kalbi

Çirkin Ördek Yavrusuna Yeni Bir Bakış

02.02.2026
Çirkin Ördek Yavrusuna Yeni Bir Bakış

 

   Çirkin olan hiçbir şey yoktur, diye iddialı bir sözle dellallık yapayım.

 

   Çirkin olan hiçbir şey yoktur… Yeterince güzel hissettirilmemiş olan olabilir. Daha açık ifade etmek gerekirse: Eksikleriyle henüz tanışmamış ve kabullenememiş bu eksiklerini kabullenecek kadar kendiyle de tanışmamış ve kendini de sevmemiş olan insanlar vardır.

Yoksa yaratılan hiçbir şey çirkin değildir. Çirkin gözlüğünü insan takar.

Hikâyeyi yeniden yazalım:

   Dünyanın en fedaisi denilebilecek olan -Bu böyleydi, çünkü anne olan her canlıya bir nevi başka bir program yüklenmesi, duygularda ve hayat işleyişinde bir düzenleme Yaratıcı tarafından gelir.- anne ördek, muhteşem bir mucizeye tanıklık etmek üzeredir. Ve bir an gerçekleşir. 3, 4 tane yavruyu bir anda gören anne ördek, karnında kaç yavrusunun olduğunu bilemediğinden- bu durum; bu yaratmanın insanın elinde olmadığının, başka bir kontrolcünün var olduğunun ve bu kararı başka birinin yani yaratıcının verdiğinin delilidir.-     bir hayli şaşırmıştır ve bir o kadar da mutlu olmuştur. Bir anda -Yalnızca insanlar görmek istediklerini görüyor- diye düşündü, anne ördek. Yaşadığı bazı tecrübeler olsa gerek. Kız ya da erkek diye yavrularını bazen yüceltiyor bazen de ayırıyorlar. Oysa bu ayrımı bir Yaratıcı zaten çok önceden yapmış, planlamış ve uygulamıştır. Bu çocukların dünyaya gelmesi bu planın neticesindedir. O zaman insanların bu aşamada plan yapması ve yeniden adlandırmaya çalışması, aslında Yaratıcıyı ve onun bu gücünü yok saymak olmakta değil midir. Bir yücelik varsa bu kontrolü kimseye bırakmayan Allah’ aittir.

-Şunlara bakar mısın, bu nasıl bir kudret, yoktan var etmek. -Anne ördeğin kalbini okumuştu sanki, baba ördek.- Bu işe Allah’tan başka kimin gücü yeter ki.  O sırada, doğuma şahitlik eden çiftçi, anne ve baba ördeğe yaklaşır beyaz renkteki ördeklerin arasındaki siyah ördeği görünce ‘‘Ne çirkin bir ördek.’’der. Anne ve baba ördek hem şaşırmış hem de içlerine ekilmeye çalışılan, kötü tohumundan dolayı sıkılmış olarak çiftçiye bakarlar. Onlar çiftçiyi anlamaktadır ancak çiftçi onların dilini bilmez. Ah bu insanlar! Nasıl da her şeyi biliyormuş gibi ve her şey kesinmiş gibi ve keskin bir dille hemencecik yorum yapıyorlar. Aslında insanlar bizi anlayabilirler biliyor musun, dünyanın en güzel en taze annesi…

-Nasıl peki eşim?

-İsteyerek. İstemeyi isteyerek. Ne ince çizgi değil mi. Bir kişi otursa ve dese ki -Bu doğmuş olan ördeği kim dünyaya getirdi?- Biz hiçbir şey yapmadan beklediğimiz hâlde, önce içimizde gelişen sonra büyüyen ve kalbi atan bu yavruları yaratan bir güç olduğunu anlayabilir.

-Yani aynı zamanda birbirini anlayan birbiriyle konuşmuş demektir, öyle mi.

-Elbette. Ve istese Allah anlatacak demektir. Allah her şeyi önceden anlatmıştır ve hâlâ da anda anlatmaktadır. Kâinatın her bir zerresi Allah’ın kudretli var edişini konu edinmiştir aslında. Ancak insan, kendine dahi bakmaz, ki Rabbini görsün. Aynaya bakar yalnızca ve der ki  bu benim gördüğüm ve ben bu kadarım. Ancak hakikat öyle değildir.

   Daha da yetmez aynada kendine bakar ve çirkinim, der. Çirkin gören de bir bakmışsın ki her şeyi çirkin görmüş. İşte bu kusursuz bir yaratılış örneği olan beyazların tamamlayıcısı olan siyah tende dünyaya gelmiş küçük yavrumuzun imtihanı da bu olacak: Dünyadaki yaratılan tüm ördeklerin içinde, özenle yaratılmış ve seçilmişken yalnızca güzel bakmak istemeyen insanlarla karşılaşmak ve onların çirkin laflarına maruz kalmak…