Karagöz ve Hacivat- Bölüm 7 / Ney mi, Zurna mı?
Karagöz ve Hacivat- Bölüm 7
/Ney mi, Zurna mı?
-Selamın aleyküm Karagözüm
-Düttürü düt düt düt düt…
-Aman Karagözüm Karagözüm o elindeki ne?
-Ney.
-Aman Karagözüm. Hay Allah gene duymadı. Nasıl yapsak.
-Seni Hacicav cav seni. Duydum tabii ki diyorum ya sana ney.
-Ney ney Karagözüm?
-Ney değil Zurna. Tevbe…
-Zurna ney Karagözüm?
-Al sana hem ney hem Zurna Hacicav cav.
(Dış ses: Tak. Tokmak sesi.)
-Aman Karagözüm vallahi bu sefer boşa vurdun kafama.
-Yokkk yokk çok doluya vurdum. Nerelerde fıçıcık, içi dolu turşucuk.
-
Seni Hacicav cav seni. Elimdeki ney derim. Hâlâ dersin ki ney?
-Hee şimdi anladım Karagözüm elindekinin ismi ney.
-Çok şükür var şükür. Ne yaparsan dikkatli yap, yoksa başına işler gelir.
Tıs. Oy Oy Oy Oy Oy.
-Aman Karagözüm elimizde olan her şey kendi gibi mi çıkıyor sanki ilahi sende. Bana kızarsın ama bak dün aldığım güğüm. Hemencecik kırıldı. Adı güğüm ama kendi süngü oldu çoktan…
-Nasıl sündü? Hacicav cav. Ahşap olan süner mi hiç sende.
-Yok Karagözüm süngü süngü.
-Heh bak bir de kesmişsin süngüyle kırılmamış.
-Yahu Karagözüm dinle hele. O anlamdaki süngü değil. Mezar başı olan süngü. Yani demek isterim ki hemencecik, ömür süremeden hakkın rahmetine kavuştu bile. Eskiden böyle miydi… Eşyanın bile ömrü kısalmış artık. İnsanın kısalmaz mı hiç…
-Yaaa öyle dersin. E madem öyle neden elinde tutarsın hâlâ Hacicav cav. At gitsin.
-Yok Karagözüm yok.
-Ne yok.
-Hemen atmam.
-O niye o.
-Elimde biraz gezdireceğim Karagözüm, kimi görsem de göstereceğim.
Diyeceğim ki Bakın, adı başka kendi başka… Ömrü kısa…
-Yahu Hacicav cav. Herkes bilir ölüm var.
-Aman Karagözüm herkes bilir de; o aynı herkes unutmaz mı.
-Ya unutur elbet doğru dedin.
-İşte o unutuna hatırlatacağım: Ömrü kısa kendi uzun olana…
(Der, başlar dolaşıp bağırmaya, çarşı pazarda…)
-BAKIN EY AHALİ, ADI BAŞKA KENDİ BAŞKA, ÖMRÜ KISA KENDİ UZUN!